Bourdieu ve Mekanın Toplumsal Cinsiyet Üzerinden Okunması

Toplumsal cinsiyet (gender), mekansal okuma için çok önemli bir yere sahiptir. Mekan incelemesi yapıldığında görülür ki, her şeyde olduğu gibi alan da seksüel bir dualite ile ayrılmış ve belirli alanlar belirli cinsiyetlere atfedilmiştir. Mekanın toplumsal cinsiyet üzerinden yeniden tanımlanması olgusu, usta sosyolog Pierre Bourdieu tarafından incelenmiştir. Bourdieu, yazdığı “The Berber House or the World Reversed” makalesinde, toplumsal cinsiyetin mekansal kullanıma yansımasını en iyi işleyen makalelerden biridir. Bourdieu, yazdığı makalede incelediği evin bütün planına ve kendi gözlemlerine yer vermiştir. Bu sayede, oradaki halkın evreni nasıl anlamlandırdığına ilişkin kozmolojik bir düşünce geliştirmiştir. Bourdieu eve dair izlenimleri sayesinde, halkın sosyal yapısını ve seksüel dualiteyi gündelik hayatlarına nasıl yansıttıklarını aktarmıştır. Aynı zamanda bu makale, Bourdieu’nun ilişkisel metodunu; kültür üretiminde var olan ikili ilişkiyi anlamak için çok önemli bir yere sahiptir. Bourdieu, ikili cinsiyet kavramını ve bu ikili ilişkinin gündelik hayatta nasıl gerçekleştirildiğini, dual cinsiyet kavramının kültüre nasıl entegre olduğunu aktarmıştır ve bu kültürün, birbirini etkileyen küçük kısımlardan oluştuğunu savunmuştur. Bourdieu’nun yarattığı “habitus” kavramı ve toplumsal cinsiyetin üretim ve yeniden üretim aşamaları, “The Berber House or the World Reversed” makalesinde ustaca işlenmiştir.

Semboller ve Ürettikleri

Antropoloji biliminin temel amacı anlam üretim aşamalarını anlamak ve bu anlamların toplumlar tarafından nasıl içselleştirildiğini incelemektir. Clifford Geertz, Kültürlerin Yorumlanması(1973) isimli kitabında sembollerin, yaratılan anlamları iletmek için var olduğunu dile getirmiştir (McGee ve Warms, 2012; 438). Bourdieu da bu nedenle objelerin sembolleştirdiği anlamları aktarmaya çalışmış ve objelere yüklenen toplumsal cinsiyet rollerini analiz etmiştir. Bourdieu, alan kullanımının ve iş bölümünün (division of labor) toplumsal cinsiyet açısından nasıl ayrıldığını göstermiştir. Bourdieu’nun mekana dair yaptığı bu okuma antropoloji için çok önemli bir yere sahiptir çünkü Bourdieu, aynı zamanda toplumsal cinsiyetin kültür tarafından nasıl meşrulaştığını da göstermiştir. Bourdieu mercek tuttuğu bu dünyada, sosyal dünyada inşa edilen cinsiyet farklılıklarının nasıl doğallaştırıldığını ve bu güç savaşının evin içine dahil nasıl sızdığını aktarmıştır. Bu nedenle “The Berber House and the World Reversed” toplumsal cinsiyetin kültürle ilişkisini anlamak için önemli bir yere sahiptir.

İlişkisel Metod: Dual İlişkiler

Bourdieu Berber Evi’nde de kullandığı ilişkisel metodu, kültürel pratiklerin ikili karşıtlıklar ile nasıl yapılandırıldığını inceler (Bora, 2005). Bourdieu’ya göre, kültür bu ikili ilişkinin üzerine kurulmuştur; temiz/kirli, seçkin/sıradan, süslü/sade gibi. Bourdieu bu ikili ilişkinden yapılan tercihin tamamen iktidar dengeleri üzerinden yaşandığını savunur. Berber Evi’nde de görüldüğü üzere bu cinsiyetler arasında yaşanan bu ilişki, erkeği ışık, ateş, kültür ve dış mekanla bağdaştırırken; kadına karanlık, su, doğa ve iç mekan atfedilmiştir. Feminen ile maskülen arasındaki zıtlık açık bir şekilde gözlemlenebilir. Kadınlardan beklenen işler genelde evde ve karanlıkta gerçekleştirilir fakat erkek kadının ve evin korunmasından sorumlu olarak görülür (Bourdieu, 1970). Toplumsal cinsiyetin alan kullanımı ile nasıl gerçekleştirildiği bu makalede açıkça görülebilir. En mahrem yer olarak görülen evin içinde bile kadın ve erkek alanları birbirinden kesin bir şekilde ayrılmıştır.

Berber Evi’nde de görüldüğü üzere kadınlar genelde doğa ile ilişkilendirilir. Kadına atfedilen görevler -uyku, cinsel aktiviteler, doğum ve ölüm- hep doğa ile bir görülür. Öte yandan erkekler kültür ile ilişkilendirilir. Misafirler her zaman evin en çok ışık alan bölümünde ağırlanırlar. Çünkü evin o kısmı erkeğin alanıdır, soylu bir alandır, kültürün dünyasıdır. Kadının yeri genelde evin içi olarak görülür, bu yüzden de ev, aynı zamanda kutsal bir mekandır; hatta o kadar kutsaldır ki gün içerisinde hane üyesi olan erkeklerin bile evin içinde olması hoş karşılanmaz, çünkü onların yeri dış dünyadadır.

Bir mekan olarak evin kutsal görülmesi ve kadınlık ile bağdaştırılması, toplumsal cinsiyetin bu dualite içinde sosyal olarak üretimini ve yeniden üretimini gözler önüne serer. Bourdieu analizleri için bir diğer önemli kavram da “habitus” kavramıdır. Habitus, bir sınıfın kendi damak zevkini nasıl “doğal bir şekilde” içselleştirdiğini tanımlayan bir kavramdır (Bora, 2005). Berber Evi’nde Bourdieu, kadınların kendilerini baskılayan habitusa nasıl hizmet ettiklerini ve onu beslediklerini göstermiştir. Bu tespit çok önemlidir, çünkü kadınların, sosyal yapı olarak cinsiyetin oluşmasında nasıl bir üretim ve yeniden üretim yaptıklarının da göstergesidir. Buradaki üretim ve yeniden üretim üzerinde biraz durulması gerekir.

Yeniden Üretim: Aksu Bora Örneği

Aksu Bora, “Kadınların Sınıfı-Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası” isimli kitabında, hane içerisinde karşılaşan farklı iki sınıftan insanların kendi kadınlık kimliklerini birbirleri üzerinden nasıl kurduklarını anlatır. Özellikle ev işi (home-making) ve yuva işi (housework) arasındaki ayrımda duran Bora, yeniden ve sürekli üretimi de anlamaya çalışır. Bora’ya göre ev içi işler ikiye ayrılır ve bu ikili birbirlerini de tamamlar: sevgi işi ve sürekli emek işi. Sevgi işi genelde yemek yapmak gibi birebir temas ve bakım gerektiren işler için kullanılır. Sürekli iş ise hiçbir zaman sonu olmayan, düzenli olarak tekrarlanması gereken toz alma ve süpürme işleri olarak adlandırılır. Bu işler aynı zamanda bir “yeniden üretim”dir. Toplumsal cinsiyet rollerine göre kadınlar, bilindiği anlamda “üretim” aşamasında aktif rol almazlar. Genelde “yeniden üretim” denilen kısımda yaşamı desteklerler, ki bu da büyük bir emek sömürüsüdür.

Kadını Eve Bağlayan Zincirler

Bourdieu’nun Berber Evi’nde de görülebileceği üzere, bütün eşyalar ve anlamlar, düalist cinsiyet tanımına ya erkeğe ya da kadına atfedilmiştir. İş bölümü (division of labor), toplumsal cinsiyet temelli bir ayrımla bölüştürülmüştür. Bu yaratılan patriarkal düzen, sadece bir ev incelenerek bile görülebilecek kadar nettir. Bu mekanla bağdaşan patriarkal düzeni anlamak çok önemlidir. Çünkü kadınları eve bağlayan zincirlerini kırabilmeleri için bu zincirlerin nasıl örüldüğünün anlaşılması gerekir (Oakley, 1974). Clifford Geertz’in de söylediği gibi: “İnsan kendi ördüğü anlam ağlarında asılı kalmış bir hayvandır.” (Kültürlerin Yorumlanması, 1973).

Bourdieu’nun sadece bir eve bakarak bu cinsiyet kozmolojisini tanımlaması, gerçekten çok heyecan verici, fakat Bourdieu için çok tahmin edilebilir. Bourdieu’ya göre, en kişisel görünen küçük bir tercih bile -ki bu durum için bu tercih ev- bireyin sosyal ilişkilerle kurduğu ağlarla ilişkilidir (Bourdieu, 1979). Bourdieu iç dünyanın düzenini inceleyerek bütün toplumsal cinsiyet ayrımını gözler önüne seriyor.

Sonuç olarak, Pierre Bourdieu’nun “The Berber House or the World Reversed” isimli makalesi, toplumsal cinsiyetin üretim ve yeniden üretimini anlamak ve mekanı toplumsal cinsiyet açısından okumak için çok önemli bir eserdir. Bourdieu, dual toplumsal cinsiyetin toplum tarafından nasıl içselleştirildiğini, kadının doğayla ve erkeğin kültürle nasıl ilişkilendirildiğini gözler önüne serer.


Kaynakça

Bora, Aksu, 2005. Kadınların Sınıfı: Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası. İstanbul: İletişim.

Bourdieu, Pierre. Distinction: A Social Critique Of The Judgement Of Taste. Cambridge, Mass. : Harvard University Press, 1984. Print.

Bourdieu, P. (1970). The Berber house or the world reversed. Social Science Information, 9(2), 151-170. doi: 10.1177/053901847000900213

Geertz, C. (2000). Thick Description: Toward an Interpretive Theory of Culture. In C. Geertz, The Interpretation of Cultures: Selected Essays by Clifford Geertz (1st ed., pp. 3-29). New York: Basic Books.

Oakley, Ann. 1974. The sociology of housework. New York: Random House.

Deniz Özyurt
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 3. Sınıf Sosyoloji öğrencisi. Antropoloji ve felsefe konularına ilgilidir. Analog fotoğraf çeker, tiyatroda oyunculuk yapar, müzik yapar ve tam zamanlı olarak hayvan sever.