Dizisi Çok Kanunu Yok: Psikologların Haklı Mücadelesi Psikoloji Meslek Yasası

Psikologlar, mesleklerinin ülkemizde yasal bir konuma gelmesi, meslek talanına dur demek ve her şeyden önemlisi kamu sağlığı için yıllardır çalışmalar yapmaktadırlar. 1976 yılında kurulan Türk Psikologlar Derneği, bu alandaki çalışmalara öncülük etmekte olup onların öncülüğünde binlerce psikoloji öğrencisi ve diplomalı gerçek psikologlar bu mücadeleyi sürdürmektedir. Yıllardır yapılan bu mücadeleye rağmen psikologluk mesleği her geçen gün değersizleştirilmektedir. Alan dışı ve sahte psikologların sayısı artmakta, bu kişiler yanlış tedaviler ve teknikler uygulayarak birçok insana zarar vermektedir. Psikologlar hak ettiği haklara ulaşamamakta ve var olan haklarını da teker teker kaybetmektedir. Yazının devamında mevcut durum, sahte psikologlar, meslek yasasının çıkmasının neden gerekli olduğu ve güncel çalışmaları psikoloji öğrencilerinin gözünden anlatmaya çalışacağım.

Meslek Yasası Nedir?

   Meslek yasaları, meslek elemanlarının ve meslek grubunun verdiği hizmetten yararlananların haklarını korumayı amaçlayan birtakım düzenleme ve yaptırımları içeren resmi kararlardır. Kararlar hükümetler düzeyinde onaylanır ve bir bakıma unvan yasaları olarak da geçerler. Meslek dışı kişilerin unvan kullanımı durumunda yasaların öngördüğü cezalara çarptırılırlar. Mesleğin çalışmalarının hangi yetkinliğe sahip kişilerce uygulanabileceğini yasal bir zemine oturttuğu için uygulama standartları yasası olarak da geçmektedir. 

Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve Meslek Yasası Çalışmaları

   Türk Psikologlar Derneği kurulduğu 1976 yılından bugüne kadar, sayıları 1600’ü aşan üye sayısıyla psikoloji alanındaki en önemli meslek örgütüdür. Dernek, çalışma ilkelerinin belirlenmesi ve çalışmaların ortak ahlaki ilkelere göre yürütülmesi için uğraşır. Psikolojik hizmetlerden yararlanan kişilerin haklarını korur ve gözetir. Psikoloji biliminin ülkemizde gelişmesi için yayınlar hazırlayan, psikoloji alanındaki yenilikleri üyelerine aktarılmasını sağlayan sertifikalı eğitimler düzenleyen dernek, ihtiyaç duyulduğunda kamu yararına çalışmalar yapmaktadır.

   Türk Psikologlar Derneği, 1997 yılında “Kamuya Yararlı Dernek” statüsünü almıştır. Marmara Depremi Psikolojik İlk Yardım Projesi’ni de düzenlemiş olan TPD bünyesinde kamu yararına, halk sağlığı için yapılan çalışmaların en son örneğini 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de yaşadığımız 6.9 büyüklüğündeki deprem felaketi sonrasında görmekteyiz. Dernek tarafından oluşturulan Deprem Sonrası Psikososyal Destek Hattıyla telefon üzerinden ve belirli standartlar dahilinde yapılan gönüllü psikolog çağrısında belirlenen kriterleri karşılayabilen psikologlar tarafından yürütülen online görüşmelerle, depremzedelere yönelik ücretsiz psikolojik destek çalışmaları yapılmıştır.

   Dernek tarafından Lobi & Savunuculuk Grubu, Araştırma & Tercüme Grubu, İletişim Grubu alt grupları olmak üzere Meslek Yasası Çalışma Grubu oluşturulmuştur. Çalışma grubunda süreçte aktif yürütücü görevi alan 304; araştırma ve saha çalışmalarına dahil olan 1300 gönüllü bulunmaktadır.

   Çalışma grubunun faaliyetleri sayesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki bazı partilerin milletvekilleri tarafından psikoloji meslek yasası gündeme getirilmiş, sosyal medyada oluşturulan etiketlere atılan on binlerce tweet ve paylaşımla da konunun her zaman güncelliği korunmaya çalışılmaktadır. Meslek Yasası Çalışma Grubu, çağdaş standartları göz önünde bulundurarak dünyadaki güncel çalışmaları da takip etmektedir.    

Dünyadaki Meslek Yasası Çalışmaları

   Türk Psikologlar Derneği, 1994 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Uluslararası Dernek statüsü kazanmış, Uluslararası Psikoloji Birlikleri ve Avrupa Psikoloji Birlikleri Federasyonu üyesi bir dernektir. Psikologlar Kanunu çalışmalarını sürdürülürken yurtdışındaki meslek çalışmaları ve kanunlar yakından takip edilmektedir.

   Yasa oluşturma çabaları genellikle, meslek örgütlerinin oluşmasından sonraki dönemlere rastlamaktadır. ABD’deki ilk psikoloji yasası, Connecticut Eyaletinde 1945 tarihinde çıkarılmıştır (Şahin, 1995). Avrupa’da da ilk bağımsız “Psikoloji Yasası”nın çıkarılış tarihi 1973’te Norveç’te gerçekleşmiştir.

   ABD’de meslek yasaları hem unvanı koruyan hem de uygulamaları düzenleyen yasalardır. Eyaletlerin tamamında “psikolog” unvanı yasalarla belirlenmiş, psikolojinin çeşitli alanlarındaki uzmanlık (master) derecesine bağlanmıştır.

   Avrupa’daki durum ise daha farklıdır. Bazı ülkelerde sadece unvanı koruyan bir yasa varken kimi ülkelerdeyse hem unvanı koruyan hem de uygulamaları düzenleyen yasalar bulunmaktadır.

   Yurtdışında var olan bu çalışmalar sayesinde yasalarla sahte psikologların önüne geçilmekte ve toplum sağlığı güvence altına alınmaktadır. Toplumsal sorumluluk için Türkiye’de de bir Psikologlar Kanunu’nun gerekli olduğunu bizlere göstermektedir. 

Sahte Psikologları Önlemek ve Toplumsal Sorumluluk için Psikologlar Kanunu Neden Gerekli?

   Psikoloji, bağımsız bir temel bilim ve meslek alanıdır. Ülkemizde ne yazık ki bu mesleğin ve kapsadığı uzmanlık alanının standart bir tanımı yoktur. Meslek yasasının olmaması sebebiyle hiçbir bilimselliği olmayan teknikler kullanıp “bilinçaltı temizliği” yaptığını söyleyen, herhangi bir alanda koçluk yaptığını iddia eden, özellikle sosyal medyada yanlış bilgiler vererek insanları sömüren, psikolojik sağlıklarıyla oynayan birçok kişi vardır. Bu kişilerin yanında bir de alan dışı kişiler birkaç psikoloji dersi alarak, psikoloji lisans eğitimini tamamlamadan başka bölümlerden psikoloji yüksek lisans programlarına başvurabilmektedir. Bu kişiler psikolog olarak çalışmakta, açılan kadroları yeterli bilgi düzeyine sahip olmadıkları halde doldurmaktadırlar. Psikolojinin bir alanında uzmanlık almış kişinin mesela, Endüstri örgüt psikologu olarak uzmanlaşmış bir kişiden çalıştığı iş yerinde, fabrikada vs. klinik psikologluk yapmasının beklenmemesi, kendi isteğiyle yapmak istemesi halindeyse girişiminin önlenebilmesi yasalarla güvence altına alınmalıdır.

   Psikologların meslek yasalarının olmaması, alan dışı sahte psikologlardan hizmet alan kişilerde birtakım tehlikelere yol açmaktadır. Sahte psikologlar hatalı test uyguladıkları kişilere hatta çocuklara “zeka özürlüdür” diyebilmekte, intihar eğilimi olan birisine yaptıkları yanlış müdahalelerle o kişinin ölmesine sebep olabilmektedirler. Psikologlar Kanunu bu örneklerde ve daha birçok örnekte görüldüğü üzere sadece psikologları ve psikoloji öğrencilerini değil, toplumun tamamını ilgilendiren önemli bir konudur. Oluşturulacak meslek yasası psikoloji alanında çağdaş standartların uygulanması, yetkinliği olmayan kişilere unvan verilmemesini sağlayacaktır. Psikologları denetleyerek alan içinde de etik ilkeleri ihlal eden kişilerin önüne geçecektir.

Psikolog, Uzman Psikolog ve Doktor Psikolog Unvan Tanımları

      Psikologluk mesleğinin hizmetlerinin çağdaş ve uluslararası standartlara uygun bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Psikologluk unvanının korunması, Psikologlar Odalarının ve Türk Psikologlar Birliği’nin kurulması gerekmektedir.

   Psikologlar, kişi ve grupların her türlü duygu, düşünce, davranış ve tutumlarını araştırma, betimleme, ölçme değerlendirme, iyileştirici psikolojik müdahalelerde bulunma, geliştirme, izleme, koruma ve önleme etkinliklerinde bulunurlar. Profesyonel psikologlar, insanların gündelik yaşam sorunlarına yönelik olarak ve yaşam kalitelerini artırmak amacıyla, bireyler, gruplar ve sosyal sistemler bağlamında, klinikler, eğitim sistemi, işletmeler, adli kurumlar, trafik gibi ortamlarda çalışırlar. Derneğin dile getirdiği şekilde oluşturulacak meslek yasasıyla unvan olarak psikolog, uzman psikolog ve doktor psikolog tanımları şu şekilde olması planlanmaktadır:

   Psikolog unvanını, üniversitelerin Edebiyat, Fen Edebiyat veya Sosyal Bilimler Fakültelerinin psikoloji bölümlerinde en az lisans diploması alanlar ve öğrenimlerinin denkliği yetkili kurumlarca onaylanmak koşuluyla, yabancı ülkelerdeki yüksek öğretim kurumlarından psikolojide lisans diploması alanlar kullanabilir (TPD, 2008).

   Psikologlar, psikoloji bölümlerinde açılan ve psikoloji bölümlerinin bağlı olduğu sosyal bilimler enstitülerince yürütülen ve psikolojinin, Klinik, Endüstri, Deneysel, Gelişim, Psikometri, Sosyal ve diğer uzmanlık alanlarındaki yüksek lisans eğitimlerinden birini tamamlayarak Uzman Psikolog; ve yine bu alanlardan birinde doktora eğitimini tamamlayarak Doktor Psikolog unvanını alabilirler.

   Henüz bu tanımları elde etmemiş, elde etme adayı olan psikoloji öğrencileriyse sürecin her aşamasını merakla takip etmektedir. 

Açık Öğretim Psikoloji, Sosyal Medya ve Psikoloji Lisans Öğrencileri Gözünden Meslek Yasası

   Yaz aylarında İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi’nde (AUZEF) psikoloji bölümünün açık öğretimde olması başta psikoloji öğrencileri olmak üzere psikoloji camiasını üzen ve kızdıran bir karar olmuştu. ÖSYM’nin yayınladığı kılavuzda Ankara Üniversitesi’nin de açık öğretim psikoloji programına öğrenci almaya başlayacağı ortaya çıkmış, bunun üzerine Türk Psikologlar Derneği (TPD) kararların iptali için dava açtıklarını duyurmuştu.

   Psikoloji öğrencileri tarafından Açık Öğretimde psikolojinin olmaması gerektiğini anlatan binlerce tweet atıldı ve konu her zaman gündemde tutuldu. Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulunun “psikoloji lisans eğitiminin büyük oranda uygulama gerektiren mahiyeti ve yükseköğretimde kalitenin korunması amacıyla örgün olarak yapılmasının daha uygun olacağı yönünde” bir rapor hazırladığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “açık öğretim psikoloji lisans programlarının kapatılmasının daha yararlı olacağı” yönündeki görüşünü Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığına bildirmesi üzerine açık öğretim psikoloji lisans programları, YKS tercih kılavuzundan çıkarıldı. Dernek, sosyal medya hesaplarından 5 Ağustos 2020’yi “Psikoloji Şenliği” ilan edildi. Açık öğretim psikoloji süreci akademisyeniyle öğrencisiyle tepkisini her platformda dile getiren psikoloji camiasını adeta bütünleştirdi.

   Gerek açık öğretim psikolojiye gösterilen tepkilerle gerekse de Bir Başkadır, Kırmızı Oda gibi psikoloji ve psikologlarla alakalı dizilerin son dönemde artmış olması sebebiyle psikolojinin popülerliği de bir hayli artmıştır. Meslek yasamız yok, dizisi çok kanunu yok, yeni yıl dileğim psikologlar kanunu gibi oluşturulan hashtagler Twitterda her gün trend topic olmaktadır. Binlerce psikoloji öğrencisi her etiket çalışmasında yüz binin üzerinde tweet atmaktadır. Psikoloji lisans öğrencileri ayrıca TPD’nin çalışmalarına destek olmaktadırlar.

   Sadece popüler dizilerde izlenmeyi değil toplum sağlığını korumayı ve meslek talanına dur demeyi kendisine amaç edinmiş psikologlar ve psikoloji öğrencileri, haklı oldukları mücadelelerini Psikoloji Meslek Yasası çıkana kadar sürdürmeye devam edeceklerdir. 

Yazar: Hulusi Özdemir Editör: İhsan Bilgin & Zeynep Bedir

KAYNAKÇA

Şahin, N. H. (1995). Psikoloji alanında ilk yasa. Türk Psikoloji Bülteni, 3, 5443.

Türk Psikologlar Derneği. (2008). Meslek Yasası Çalışmaları Kitapçığı. Ankara.

Hulusi Özdemir
Akdeniz Üniversitesi Psikoloji Bölümü 4. Sınıf öğrencisi. Genellikle psikoloji, tarih ve politika alanlarıyla ilgilidir. Kamp yapmayı sever, iyi bir Beşiktaş taraftarı.