Notice: WP_Scripts::localize hatalı çağırıldı. $l10n parametresi bir dizi olmalıdır. Komut dosyalarına rastgele verileri iletmek için bunun yerine wp_add_inline_script() işlevini kullanın. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 5.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/videmusd/public_html/wp-includes/functions.php on line 5663

Trainspotting Filmi ve Eroin Bağımlılığı

   Trainspotting, 1996 yılında Danny Boyle tarafından yönetilen ve Irvine Welsh‘in yazdığı aynı isimli romandan sinemaya uyarlanan bir filmdir. Edinburgh‘da yaşayan bir grup eroin bağımlısı genç ve onların hayatlarından bir pasajı anlatır. Filmin başrol oyuncusu Mark Renton karakterini canlandıran oyuncu Ewan McGregor‘dur. Senaryo Welsh’in romanından Johne Hodge tarafından uyarlandı.

   Film birçok ülkede uyuşturucuya özendirdiği konusunda tartışmalara yol açmıştır. Filmde Mark Renton ve arkadaşlarının uyuşturucu bağımlılıkları işlenir, konu odağı daha çok Mark Renton olarak kalır. Renton ve arkadaşlarının hayatlarında uyuşturucu dışında bir konu yoktur. Tek amaçları daha fazla uyuşturucu almak, partilere katılmak ve gittikleri yerlerde sorun yaratmaktır. Renton defalarca uyuşturucu bırakma deneyiminin ardından bir gün altın vuruşla ölümle burun buruna gelir. Bu deneyimin ardından bambaşka biri olmaya karar verir.

   Amerikalı senatör Bob Dole filmi daha önce hiç seyretmemiş olduğunu kabul etmesine rağmen, 1996 Amerikan başkanlık seçimi kampanyaları boyunca filmin ahlaki bozukluğunu ve uyuşturucu kullanımını yücelttiğini söyleyerek kötülemiştir. Tüm tartışmalara rağmen, film yaratıcılığı açısından övgüler almış ve aynı yıl içinde en iyi senaryo uyarlama dalında Akademi Ödüllerinde aday olarak gösterilmiştir. 1999 yılında film İngiltere’ de BFI poll’ da onuncu oldu ve 2004 yılında Total Film isimli dergi tarafından tüm zamanların en iyi dördüncü İngiliz filmi olarak gösterilmiştir.

Afyon (Opiyat) Türevleri

Afyon, morfin, eroin ve kodein gibi maddeleri içerir. Yatıştırıcı olarak kabul edilmelerine karşın, DSM-5’te opiyat kullanım bozukluğu sedatif/hipnotik/anksiyotik kullanım bozukluklarından ayrı olarak sınıflandırılmıştır.

Acıyı hafifletir, uyku verir ve bağımlılık yapar. En bilineni tarihi MÖ 7000li yıllara kadar uzanan afyondur. Neşe çiçeği olarak adlandırılan haşhaş (poppy) bitkisinin kapsülünden gelmektedir.

1806’da, morfin alkaloid (Yunan Rüya Tanrısı Morfeus’a atfen), ham afyondan ayrılmıştır. Güçlü bir yatıştırıcı ve ağrı kesicidir. 19. yüzyıl ortalarında Amerika’da şırınga tanıtıldığında morfin direkt olarak damara enjekte edilmeye başlanmıştır.

”Tanrı’nın Kendi İlacı” Eroin

1874 yılında morfinin filmdeki ana konu olan eroine dönüştürülebileceği keşfedilmiştir. Morfin bağımlılarında kür olarak kullanılmıştır. 1898’de Alman şirketi Bayer tarafından tıpta kullanılmaya başlandı. Bu ürüne Almanca “kahramanca ya da etkisi yüksek, güçlü” anlamına gelen “heroisch” (heroin, eroin) ismi verildi. Öksürük şurupları ve diğer ilaçlarda morfinin yerine geçmiştir. Birçok hastalığa iyi geldiği için eroine ”Tanrı’nın kendi ilacı” adı verilmiştir. (Brecher,1972). Ama daha sonra eroinin morfinden daha fazla bağımlılık yaptığı ve daha güçlü olduğu fark edilmiştir. Eroin hem enjekte edilerek hem oral yolla hem tüttürülerek hem de burundan çekilerek kullanılmaktadır.

Uyuşturucular halk arasında farklı isimlerle anılabilir. Eroin de halk arasında mal, beyaz, toz, beyaz kelebek, kağıt üstü, H, junk, haşhaş, staff, charlie, kireç, kar, cevher, kız, beyaz peynir gibi isimlerle de anılabilir.

Eroin DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabında madde ile ilişkili bozukluklar ve bağımlılık bozuklukları kısmında Opiyat Kullanım Bozukluğu olarak geçer.

Etiyoloji

(Neden eroin, belirtileri, kullanım şekli, dezavantajları, arkadaşlar ve aile faktörü)

Eroin alındıktan sonra kişi iyi ve mutlu hisseder. Ancak birkaç saat sonra dünyanın yavaşladığını düşünmeye başlar. Daha yavaş düşünür, daha yavaş yürür. Bazı kişiler sanki bir rüya içinde olduklarını bazıları da tüm üzüntülerin gittiği ılık bir battaniye ile çevrili gibi hissettiklerini söylemişlerdir. Hatta filmde bu his çok net bir örnekle ele alınmıştır. Mark eroin kullandığı esnada “tribe giren” Mark kırmızı bir halının içindeymiş gibi hisseder. Trainspotting filminin başlangıcında Mark, ”Yaşamı sevmemeyi seçiyorum, sebebi yok.” der. ”Neden eroin varken insanın bir sebebe ihtiyacı olsun ki?” Filmdeki karakterlerin tek ihtiyacı ve tek isteği eroindir. Onlar normal insanlar gibi iş, kariyer, sağlık sigortası, düşük kolesterol gibi şeyleri seçmektense eroini seçmeyi tercih etmişlerdir. Seçimler, yaşamımızda gittiğimiz yönü görmemizi sağlar. Mark ve arkadaşlarının seçimleriyse onlara yönlerini kaybettirmiştir. ”İnsanlar her şeyi gizemle, umutsuzlukla, ölümle ve buna benzer şeylerle ilgili olduğunu düşünüyor ki bunu inkar edemeyiz. Ama unuttukları şey bundaki zevktir. Zevk olmasa bunu yapmazdık.” ”En iyi orgazmınızı alıp onu binle çarpın bu duygunun yanından bile geçemez.” Bu repliklerde de gördüğümüz üzere eroin kullanan kişilere keyif vermekte, onları gevşetmektedir. Kişinin ”kafası güzelken” tek derdinin daha fazla “uçmak” olduğunu söyler bize anlatıcı. Maddeyi kullanan kişi her zaman daha uzun sürmesini, devam etmesini ister. Asla tatmin olmaz. 

Eroinin fiziksel belirtileri arasında ağız kuruluğu, burun akıntısı, mide bulantısı ve kusma, kaşıntı, kol ve bacaklarda ağırlık, gözyaşı gibi belirtiler bulunur. Eroini ve kötü arkadaşları bırakmak isteyen Mark Renton filmde bırakmayı birçok kez dener. Bu süreçte kendisi ve ailesi tarafından odaya kapatılır. Devlet destekli bağımlılık programına başvurur. Burada eroin yerine günde 3 doz metadon verilir. Eroin krizi yaşadığı sahnede Mark süreci ter, titreme, bulantı, ağrı ve kriz olarak söyler. Ailesinden tek doz eroin ya da sakinleştirici ister. Eroinin yoksunluk belirtilerinde bunlar görülür. Bunlara ek olarak da ciddi kas ve kemik ağrıları, huzursuzluk, uyku problemleri, üşüme, sinirlilik ve eroine bağlı aşırı istek örnek verilebilir.

Eroin; beyaz, gri, koyu gri, fildişi ve kahverengi tonlarda, küçük kristaller halinde veya un gibi toz halinde bulunabilir. Saf halde iken beyaz olan eroindeki bu renk farklılaşması içerisine konulan katkı maddelerinin miktarına göre değişir. Eroin çoğunlukla şırıngayla damardan, burun vasıtasıyla ya da sigara şeklinde kullanılmaktadır. Filmde Mark ve arkadaşları genellikle kaşık üstünde eriterek enjektör eşliğinde damardan almaktadır.

Eroinin yarattığı dezavantajlar da filmde açıkça gösterilmektedir. “Paran yoksa içemezsin, paran varsa çok içersin.” repliği bu işin ekonomik boyutunu da gözler önüne sermektedir. Madde temini için kişi maddi olarak zora girer. Eroin alabilmek için filmde defalarca hırsızlık ve gaspa başvurdukları açıkça görülmektedir. Hatta Spud yaptığı hırsızlıktan dolayı 6 ay hapis cezası almıştır. Ayrıca anlatıcı her tipten insanla muhatap olmak zorunda kaldığından şikâyet etmektedir, onlardan nasihat dinlemek canını sıkmaktadır. Madde kullandıktan sonra bilardo salonundaki çocuğa durduk yere sinirlenip saldırdığı görülmektedir. Filmde eroin, alkol ve amfetaminin cinsel işlevlere zarar verdiği görülmektedir. Eroinin erkeklerde ve kadınlarda cinsel işlev bozukluklarına yol açtığı bilinmektedir. Birey eroinle acısını dindirdiğini düşünebilir ama bu aslında tamamen bir yanılgıdan ibarettir. Eroin kontrolümüzü tamamen ona endeksleyen bir maddedir. Kişinin karar mekanizması olumsuz etkilendiği için mantıklı düşünemez ve hareket edemez.  Filmde yanlarındaki bebeğin öldüğünü çok sonra fark edeceklerdir ve fark ettiklerinde ise tek ilk yaptıkları şey ”mal hazırlamak” olmuştur. Bir diğer sahnede gördüğümüz gibi kişiler öyle bir bağımlılık noktasına gelmişlerdir ki ayakkabı topuğunda şırınga ve eroin taşımaktadırlar.

Eroin kötü arkadaşları, kötü arkadaşlar eroini getirebilir. Mark’ın arkadaşı Tommy sevgilisinden ayrıldığı gün daha önce eroin kullanmamış olsa da arkadaşlarından gördükleri, yaşadıkları onu eroin kullanmaya iter. Yaşadığı ruhsal acıyı bu şekilde daha kolay dindirebileceğine inanır. Mark başta buna onay vermese de arkadaşı eroin almak için parası olduğunu söylediğinde kendisi de kullanmak için bunu kabul eder ve Tommy’i eroine başlatır. Tommy daha sonraları bağımlıya dönüşür, eroin ve esrar kullanmaya başlar. Bu maddeler ve içine düştüğü durum onu kötü bir hayata sürükler ve bu onun sonunu getirir. Mark kendisi de kötü arkadaşlarının kurbanıdır. Emlakçılık işine başlar ama arkadaşları bir gün ellerinde bir çanta eroinle çıkagelirler ve içlerinden birinin malın kalitesine bakması gerektiği için Mark temiz olmasına rağmen eroini kullanır. Bu son vuruşumdu demesine rağmen sonrasında yine dener.

Ailenin tutumu da madde kullanımdaki önemli etkenlerden biridir. Fazla otoriter ailelerin ya da ilgisiz ailelerin çocuklarında madde kullanımı daha sık görülmektedir. Filmde de Spud’un annesi oğlu için hesap sormaya geldiğinde asıl suçlunun bir bakıma kendisi olduğunu suçlamalarla anlıyor.  

Filmde sadece eroin değil çoklu madde kullanımı da görülmektedir. Eroine eşlik eden birçok farklı psikoaktif madde vardır. Esrar, alkol, amfetamin, morfin, sigara filmde görülen diğer maddelerden sadece birkaçıdır.

Epidemiyoloji

2000 yılında yapılan ulusal bir değerlendirmenin sonuçları (Tedavi Epizot Veri Grubu) eroin kullanımı nedeniyle tedaviye başvuran 243,071 kullanıcı ve diğer opioidlerin kullanımı nedeniyle tedaviye başvuran 25,723 kullanıcı olduğunu göstermiştir. Ankara AMATEM’de eroin kullanımının tedavisi için başvuran hastaların tüm hastalara oranı 2004 yılında %8,7 iken bu oran 2009 yılında %38’lere kadar çıkmıştır. Yatarak tedavi gören 18 yaş altı gençlerin 2004 yılında %2 eroin kullanırken 2009 da bu rakam %47 olmuştur. Sokaktaki eroinin saflığındaki artış ve kullanıcıların insan immün yetmezlik virüsü (HIV) bulaşması riskiyle ilgili endişeleri, eroinin sigara şeklinde içilmesinde ve inhalasyonunda bir artış meydana getirmişti (Dilbaz, 2012, s.65). 2016 yılında madde kullanım bozukluğuna sahip kişi sayısı 664.906 olarak belirlenmiştir. Türkiye’de en çok 15-34 yaş arası erkekler uyuşturucu kullanıyor. Opiyatlar Türkiye’de en çok tercih edilen türdür.

Eroinin Etkileri

Eroin dozunun artmasıyla dokulara yeterince oksijen gitmez. Özellikle oksijeni yoğun olarak kullanan beyin dokumuzda kalıcı hasardan komaya kadar ciddi etkiler olabilir. Bazı araştırmalarda eroinin uzun dönemde kullanımı ile beyinde bulunan beyaz maddenin azaldığı, dolayısı ile davranış kontrolü, strese karşı cevap gibi karar verici mekanizmaların etkilendiği görülmüştür.

Bilişsel semptomları arasında bir konuya odaklanamama, dikkat dağınıklığı, karar vermede zorlanma, baş dönmesi ve yönelim bozukluğu, sinirlilik hali, ciddi mod değişimleri örnek verilebilir. Aşırı doz kullanımlarda yüzeysel nefes, ağız kuruluğu, dilde renk değişimi, göz bebeklerinin çok küçük olması, mavimsi dudak rengi, kas spazmları görülür.

Kısa süreli etkileri:

  • Enjeksiyondan sonra eroin, beyin bölgelerine geçer.
  • Beyinde eroin morfine dönüştürülür ve beyindeki sinir hücrelerindeki opiod alıcılarına hızlıca yapışır.
  • Yoğunlaşmanın şiddeti; ne kadar madde alındığına, maddenin beyne ne kadar hızla girdiğine ve beyindeki opiod reseptörlerine ne kadar çabuk yapıştığına bağlıdır.
  • Bağımlılık yapıcıdır, çünkü beyne oldukça çabuk girer.
  • Konuşmaları yavaşlar, dikkat ve bellek fonksiyonlarında bozukluklar görülebilir.
  • Eroinin merkezi sinir sistemindeki etkileri nedeniyle zihinsel işlevsellik gölgelenir.
  • Kalp ve tansiyon yavaşlar, bazen ölüm noktasına da varabilir.
  • Sokaklarda satılan eroinin ne kadar saf olduğunun tam olarak bilinememesi özel bir risk durumu yaratır.
  • Bu nedenle, eroin kullanıcıları bilmeden de yüksek doz alma riskindedirler.
  • Eroin kullanıcılarında HIV virüsü, Hepatit C ve diğer enfeksiyon hastalıklarının görülme nedenleri, bir başkasının kullandığı enjeksiyon araçlarının paylaşılmasından ya da enjeksiyon yoluyla eroin kullanan biriyle korunmasız cinsel ilişkiye girilmesinden kaynaklanmaktadır. Hepatit C Türkiye’de madde kullananlar arasında en yaygın olan hastalıktır. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki madde kullanan her 10 kişiden 4’ünün HCV (Hepatit C Virüs) pozitif olduğunu göstermiştir.

Uzun süreli etkileri:

  • Eroinin uzun süreli kullanımında en zarar verici etkilerinden biri bağımlılığın kendisidir.
  • Bağımlılık süreğendir. “Hastalığa” yeniden yakalanma, devamlı bir şekilde (kompülsif olarak) maddeyi arama ve kullanma ile karakterize olur.
  • Eroin, çok güçlü bir şekilde maddeyi aramaya ve kullanmaya motive eden fiziksel tolerans oluşturur.
  • Herhangi bir bağımlılık yapan maddenin kullanıcıları gibi, eroin kullanıcıları da düzenli bir şekilde maddeyi elde etmek ve kullanmak için çok ama çok zaman ve enerji harcarlar.

Entoksikasyon ve sonuçları:

  • Yüksek dozlarda alındığında tepkisizlik, yavaş solunum, beden ısısında düşme, kalp atışlarının yavaşlaması, tansiyon düşüklüğü, koma ve ölüm görülebilir.

Eş Tanı

Opiyatın yol açtığı diğer bozukluklara depresyon, kaygı bozuklukları, duygudurum bozukluğu, uyku uyanıklık bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları örnek verilebilir. ”Depresyon, can sıkıntısı, kendini zavallı gibi hissederken kendini aşmak istersin.” Mark durumu böyle özetlemektedir.

Tedavi edilmiş opioid bağımlılarında ek psikiyatrik bozuklukların prevalansının yüksek olması birçok çalışma ile gösterilmiştir. 1990’lı yılların başlarında Baltimore’da metadon nedeniyle tedavi olmak isteyen bağımlılarda yapılan bir çalışmada (DSM-III-R kriterleri kullanılarak) maddeyle ilişkili olmayan eksen I bozukluklarının yaşam boyu prevalansı % 24, eksen II bozukluklarının yaşam boyu prevalansı % 35 ve maddeyle ilişkili olmayan ek tanıların toplam prevalansı % 47 olarak saptanmıştır. Her iki çalışmada da en sık tanılar duygu durum bozuklukları, alkolizm, antisosyal kişilik bozukluğu ve anksiyete bozukluğudur.

Eroin Bağımlılığı Tedavisi

Çağımızın en önemli halk sağılığı sorunlarından olan alkol ve madde kullanım bozukluğu; yoksunluk, tolerans ve aşerme gibi farklı boyutları ile üstesinden gelmesi zor bozukluklar arasında yer almaktadır. Ciddi entoksikasyonları yaşamı tehdit edici olabilir ve acil genel tıbbi müdahale gerektirebilir. Gerekli olduğunda yoksunluk belirtilerinin tedavisi bir ya da iki genel metodun kombinasyonu olarak uygulanabilir. İlk olarak çapraz tolerans, daha az zararlı ve genelde uzun etkili tedavi, madde kötüye kullanım yerine konulabilir (eroin için metadon, tütün için nikotin, alkol için diazem gibi). İlacın dozu çekilme belirtileri en aza indirgeninceye kadar ayarlanır ve sonrasında tedavi büyük ölçüde azaltılarak devam ettirilir. İkinci metotta çapraz toleransı olmayan tedaviler yoksunlukla bağlantılı belirtileri indirgemek için kullanılır (opioid yoksunluğu için klonidin, nikotin yoksunluğu için bupropion gibi). Bu ilaçlar eroinin beyinde bağlandığı reseptörlere daha zayıf olarak bağlanarak bağımlılık tedavisinde yardımcı bir etki oluştururlar. Filmde de Mark Renton tedavi programında kanser ağrılarının hafifletilmesinde de kullanılan ağrı ve öksürük kesici etki gösteren metadon isimli maddeyi kullanmaktadır. Yalnızca madde yoksunluğunun tedavisi, madde kullanım bozukluğu olan hastalar için çok az yarar sağlar. Yoksunluk tedavisi süresince motivasyon attırılmalı ve kötüyü kullanım ya da bağımlılık tedavisi başlatılmalıdır.

Yazar: Hulusi Özdemir Editörler: İhsan Bilgin-Zeynep Bedir

KAYNAKÇA

  • Kaya, E. (2014). Madde kullanım bozuklukları. Okmeydanı Tıp Dergisi30(2), 79-83.
  • Evren, C., Tamar, D., Ögel, K., ÇORAPÇIOĞLU, A., & Çakmak, D. (2000). Damar yolu ile eroin kullanımı ve ilişkili bazı davranış biçimleri. Klinik Psikiyatri Dergisi3(3), 185-191.
  • Güleç, G., Köşger, F., & Eşsizoğlu, A. (2015). DSM-5’te alkol ve madde kullanım bozuklukları. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar7(4), 448-460.
  • Kring, A. M., Johnson, S. L., Davison, G., & Neale, J. (2015). Anormal Psikolojisi (Çeviri Ed M Şahin). Ankara, Nobel.
  • Uğurlu, T. T., Şengül, C. B., & Şengül, C. (2012). Bağımlılık psikofarmakolojisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar4(1), 37-50.
Hulusi Özdemir
Akdeniz Üniversitesi Psikoloji Bölümü 4. Sınıf öğrencisi. Genellikle psikoloji, tarih ve politika alanlarıyla ilgilidir. Kamp yapmayı sever, iyi bir Beşiktaş taraftarı.